Makaleler


ACELECİ OLMAK


Bir halk deyişi vardır:” Acele işe şeytan karışır.” Bunun açılımı “ yavaş ve sakin olun, işinizi aceleye getirmeyin “ biçimindedir… Bu tür halk deyişleri, atasözleri genellikle uzun zamanda edinilmiş bilgi birikimlerinin, deneyimlerin sonunda varılan anonim ekinsel anlatım biçimleridir ve üretildikleri yaşam dönemi itibariyle doğrudurlar.

Gerçekte günlük yaşamda telaşsız, sakin yapılan işlerde yanlış olasılığı daha az olduğundan daha kısa zamanda sonuca ulaşılır. Telaşla yapılan işlerde yanlış yapma, yanlışı düzeltmek için yineleme olasılığı büyüktür ve zaman yitirtir. Ancak Sakin olma miskinlik anlamında değildir. İvedi olmakla hızlı olmak çelişik değil eşgüdümlü evrelerdir. Miskinlik ise tembellik anlamında telaşsızlıktır.

Bu halk deyiminin üretildiği dönem yaşama ritminin göreli olarak çok düşük olduğu bir evredir. Elektronik ortamın, nanoteknolojinin henüz adlarının bile olmadığı bir zamanda yaşamın ritmi neredeyse durma hızına yakındı. Toprağa dayalı tarım ekonomileri devinimsiz, durgun toplumların üretim biçimiydi. Geri teknoloji ile yapılan tarım ve üretim ilişkileri toplumun ritmini frenliyordu. Yavaş devinen toplum da kendi ritmine koşut teknolojiler üretiyor ve bir yerlere varamıyordu. Böyle üretim ilişkilerine koşut ekin üreten toplum durgun bir yaşam biçimini yansıtan yukarıdaki deyişi yaşama geçiriyordu. Bir başka deyişle “ Acele işe şeytan karışır sözü bugün bile geçerliliğini korusa da sonuç olarak yavaş ritimli bir dönemi yansıtıyordu.

Zaman geçip yavaş ta olsa teknik bulgular artıp yaşama geçirildikçe tarıma dayalı dönemde devinim başlıyor ve ivme kazanıyordu. Sanayi toplumlarına gelindikte yaşamın hızı tarım toplumlarına göre çok artmıştı. Artan hız yaşamı da kendine uyduruyor ve ekin daha dinamik duruma geçiyordu. Özellikle 20. yy. bilgi toplumlarına gebe idi. İkinci yarıdan başlayarak, elektronik, mikro elektronik ve nanoteknolojiler artan hızla toplumsal yaşamı değiştiriyorlardı. Teknolojiyi alt yapı olarak kabul edersek ona bağlı olarak ekinsel yaşam da hızlanıyor ve boyutlanıyordu. Toplumların gündemi çok daha farklılaşıyordu. Yeni deyişler üretiliyor, eski deyişlerin anlam yükleri değişiyordu. Bu açıdan bakıldıkta acele işe şeytan karışır sözü işleri sakin, telaşsız yapma anlamını koruyor ama artık yaşamın çok hızlı ritmi karşısındaki hızlı ritimli duruşumuz olgusunu açıklayamıyordu. Böyle olmak maddenin işlevi gereğiydi. Yaşamın temelinde maddeyi işlevsel kılan var oluş kuralları geçerliydi. Temel yasa değişim olduğuna göre, yaşamın temellendiği altyapı yeni değişimlere uğradıkça onun kendi içinde temellenen yaşam da değişiyor ritmin hızı artıyordu. İnsana düşen görev bu hızla uyum sağlayıp üretim ilişkilerini de yeni koşullara göre düzenlemekti.

Hızlı okuma olgusunu da bu süreç içinde değerlendirmek gerekir. Şimdi çok sayıda insan daha hızlı okuma ve daha iyi anlama gereksinimi duyuyor. Kuşkusuz 19.yy da da böyle gereksinim vardı ama neden büyük kitleler 21.  yüzyılda bu gereksinimi daha çok duyuyorlar? Çünkü yaşanılan teknoloji, yoğun ekinsel ve iş etkinlikleri, bilgi toplumlarında artan daha çok öğrenme zorunluluğu bu gereksinmeyi doğuruyor. İnsanların artık birçok şeye zamanları yoktur. Daha nitelikli yaşama isteği daha çok harcama ve dolayısıyla gelir gerektiriyor. Bunu karşılamaya çalışan insan daha çok çalışma durumunda kalınca kendine bile zaman ayıramıyor. Bir başka açıklama ile artık, şeytan karışsa bile, birçok şeyde hızlı olmak, acele etmek gerekiyor. Bunun sonucudur hızlı okuma gereksinimi. İnsanın biyolojik ritmi bile bu hıza ayak uydurmaya çalışıyormuş gibi izlenim veriyor. Kim bilir belki şeytan da hızlı okuma öğreniyor.

Hızlı okuma insanın kendinde yaptığı bir devrimdir. Devrimin terim olarak bizim açımızdan anlamı yolunda gitmeyen eski okuma alışkanlığını yıkıp yerine yeni bir biçim, yeni bir uygulama başlatmak ve onu psikomotor davranışa çevirmektir. Anlaşılmıştır ki şimdiki okuma hızımızla istediğimiz sonuca ulaşamıyoruz. Öyleyse eski alışkanlığımızı yıkıp yerine daha hızlı, daha dinamik yöntem uygulama zorunluluğu vardır.

Mehmet Şahan


Geri
ANASAYFA | ÖLÇME DEĞERLENDİRME | YÖNTEM VE PROGRAM | MAKALELER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM

Copyright © 2008 Hızlı Okuma Merkezi - Tüm hakkı saklıdır. Site içerisinde yer alan yazınsal ve görsel hiçbir içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Hızlı Okuma Merkezi
Tel : 0505 41 0 41 51

e-mail: hizliokumamerkezi@gmail.com | ileti@hizli-okuma.com

Tasarım : Aykut Önen

Toplam Ziyaretçi Sayısı