Makaleler


SÖZCÜK DAĞARCIĞI


İnsanın yaşamdan keyif alması, mutlu yaşaması birçok etmenin yanında kendini anlatma, tekilini çoğulla paylaşma, anlatılanları anlama ile olanaklıdır. Dünya anlam kazandıkça, anlaşıldıkça güzeldir. Bunun sonucu öğreniriz ve öğrendikçe de bilgimizin ne denli az olduğunu görürüz.
Bu açlığı gidermek için de birçok şey yaparız. Okuruz, dinleriz, öğreniriz, uslamlamalar yaparız, felsefeye girip varlığı sorgular, bilimsel bilgimizin ve teknolojinin gelişmesi için büyük uğraşlar veririz. Tüm bu eylemlerin amacı bilgiye ulaşmak ve onu yaşama geçirmektir. Böylece yaşam boyutlanır, derinleşir ve geniş bir anlam içeriği yüklenir.

Burada şu soru güncelleşir: Bu bilgiye nasıl ulaşırız, öğrenmeyi nasıl sağlarız? Yeni davranış modelleri, yeni yaşam açıklamaları, yeni görüş biçimleri kazandıran veriler bize nasıl ulaşmakta ya da biz onları nasıl edinmekteyiz? Bu sorunun birçok yanıtı olsa da en belirleyici, en rahat ulaşabileceğimiz yol okumaktır ve o öğrenmenin başat yöntemidir. Ulaştığımız verileri istediğimiz hızda, düşünerek, yorumlayarak, altını çizerek bilgilenme okuma ile olanaklıdır. Bu denli işlevli olan bu eylem aynı zamanda yaşamın temelidir.

Hiç düşünülmüş müdür insan yaşamının ortalama okuma süresinin ne olduğu? Örneğin günlük sekiz saatlık uyku yaşamımızın %30’unu alır. Zamanın büyük bölümünü dizi, çizgi film, şarkıcı-manken takımının özel yaşamı ve spor programları ile geçiren yetişmemiş yetişkinleri dışta tutarsak; az ya da çok okuyan kesimin okuma oranı nedir? İyimser bir varsayımla günde iki saatlık okuma yaşamın %8’i yapar. Bir başka deyişle okuma yaşamımızın önemli bir bölümüdür.
İki türlü okuma vardır:

A - Bilinçsiz okuma: Bir dizge içinde olmayan, günlük gereksinimlere yönelik okuma. Günlük gazete, telefon numarası, TV programları gibi zihinsel etkinlik istemeyen okumalardır. Bilgi birikimimize hiçbir katkısı olmaz.

B – Bilinçli okuma: Öğrenme, bilimsel çalışma, tarih, felsefe, sanat okumaları gibi etkin bir zihinle yapılan intellektüel ve dizgeli eylemlerdir.
Hangi tür okuma olursa olsun yapılan eylem, doğal seslerin bileşiminden oluşan anlamlı ses ya da im kümelerini bireyin kendine mal etmesi, içşelleştirmesidir. Bir başka deyişle okuma organik, fizyolojik ve kimyasal bir işlemdir. Nasıl içtiğimiz bir meyve suyu beden kimyasını etkiliyorsa okuma da İlettiği bilgi ile beyin kimyasını, fizyolojisini etkiler ve yeni eylem biçimlerine yol açar. Bu süreç daha önce anlamlarını bildiğimiz sözcüklerin dizgeli biçimde ardı ardına gelmesidir ve bunun sonucunda hem yeni bilgilerle hem bu yeni bilgileri kullanarak ürettiğimiz çıkarımlarla yeni anlamlar, yeni biçimler, yeni içerikler üretiriz. Bir başka deyişle öğrenme, yaşamı yeniden üretmektir.

İşte böyle bir olguda temel sorun okuduğumuz sözcüklerin anlamlarında düğümlenmektedir. Sorun yalnızca anlamları bilip bilmemekle kalmıyor. Çünkü uygarlık gelişip yaşamın değişim ritmi hızlandıkça sözcüklerin anlam içerikleri de hızla tüketiliyor, anlamını henüz öğrendiğiniz bir sözcük onu içselleştirip dağarcığınıza katmadan yeni anlamlar yükleniyor.

Bu durumda bilgi edinmek için sözcük anlam bilgilerimizi geliştirmek en geçerli yol olarak beliriyor. Anlamını bildiğimiz sözcüklerden yeni içerikler üretmek için ya da iyi, verimli, etkin ve hızlı bir okuma için sözcük dağarcığımız hem zengin  olmalı hem de  sürekli yenilenmelidir.  Anlamı bilinen sözcükler bilginin temel taşlarıdır. Okuma öğrenme için kullandığımız sözcük sayısını hızla çoğaltmalıyız. Yaygın kanıya göre toplumun tabanı beş yüz sözcükle yaşamaktadır. Bunun anlamı toplumun ekin üretmemesidir. Ayrıca birkaç sayfalık bir yazıda bilinmeyen sözcük sayısı anlamayı engelliyorsa ciddi bir ana dil sorunu var demektir. Sözcük dağarcığının zenginleşmesi de ancak okumakla olanaklıdır. Özellikle hızlı okumanın sözcük anlamını bilmemeye hiç direnci yoktur. Bilinmeyen her sözcük büyük hız yitimine neden olur. Bireyin sözcük dağarcığının zenginliği ekinsel zenginliktir ve intellektüel eylemlerin, yaşamı üretmenin olmazsa olmaz koşuludur.

Mehmet Şahan


Geri
ANASAYFA | ÖLÇME DEĞERLENDİRME | YÖNTEM VE PROGRAM | MAKALELER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM

Copyright © 2008 Hızlı Okuma Merkezi - Tüm hakkı saklıdır. Site içerisinde yer alan yazınsal ve görsel hiçbir içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Hızlı Okuma Merkezi
Tel : 0505 41 0 41 51

e-mail: hizliokumamerkezi@gmail.com | ileti@hizli-okuma.com

Tasarım : Aykut Önen

Toplam Ziyaretçi Sayısı