Makaleler


SOLUĞUN TUTULDUĞU AN


“Soluğum kesildi.” “Nutkum tutuldu.” Soluk soluğa kaldım.” Solukların tutulduğu an.” gibi deyişler günlük yaşamımızda bir çok olayda ya da işlemde soluğumuzu tuttuğumuzu, soluksuz kaldığımızı anlatır. Soluk almak bedenimizin birçok işlevi gibi yaşam sürecini oluşturan  temel koşullardan biridir. Nasıl susuz yaşamak olanaksız ise soluk ta yaşamın olmazsa olmaz koşuludur. Gerçekte yaşam suyun, havanın ve gücün (gıdanın) türevidir. Birlikte olduklarında yaşam oluşur ve hiç biri ötekinden daha öncelikli değildir ama olmadıklarında direnç süreleri farklıdır. Susuz ve gıdasız iki gün dayanılabilinir ama soluksuz kalmak birkaç dakikanın dışında olanaksızdır. Bu denli zorunlu koşul olan soluk nasıl alınıyor ve ritmik bir düzeni var mı ya da gerekli solunumu yapıyor muyuz? Çoğu kez soluk aldığının farkında bile olmayan insan böyle zorunlu bir işlemi yine farkında olmadan kesintiye uğratmaktadır. Yaşamımızın birçok anında soluğumuzu tutar soluksuz kalırız. Düzenli soluk alma yerine birkaç kez üst üste soluk aldıktan sonra soluğumuzu tutarız. Soluğumuzu tutarız çünkü bilişsel olaylar tam da soluksuz kalındığında gerçekleşmektedir. Devinimli, ilginç bir durumla karşılaşıldığında onu izlemek, anlamak için ilk yaptığımız şey soluğumuzu tutmak ya da yavaşlatmaktır. İlginçtir, organizma sanki kendi içinde ya da dışında bir değişimi izleme ile ritmik soluk almayı bir anda yürütememektedir. Hak deyişiyle iki karpuzu bir kola sığdıramamaktadır. Yoğun dikkat gerektiren durumlarda soluk tutulmakta ya da yavaşlatılmakta ve beyin en gereksindiği bir anda oksijensiz bırakılmaktadır.

Gerçekte bireyin bu tür engellerden kurtulması çok kolaydır ve yalnızca bir karar vermeye bağlıdır. Bu da kendini yenilemedir. Zaman zaman genel sağlık denetiminden geçeriz. Şeker, kolesterol, akciğer, karaciğer işlev vb. testleri yaptırır aksayan yanlarımızı
sağaltmaya çalışırız. Kilo aldığımızda  perhiz programlarına başlarız. Şimdi şu soru geliyor akla: Fiziksel sağlığını bu denli düşünen insan ruh sağlığına da aynı özeni gösteriyor mu? Başarım eksikliğine neden olan alışkanlıklarını, davranışlarını gözden geçiriyor mu? Engel çözüm getiremediği sorunları çözemez mi? Böyle bir kendini yenilemeyle ilkin soluk almayı düzene sokmakla başlanılabilir. Ritmik olmayan düzensiz soluk fiziksel ve ruhsal verimliliği çok düşürmekte ve organizmayı en yavaşta çalışmaya, uykulu ritme neden olmaktadır. Etkin okuma eğitimi almamış bir insan okurken her sözcükte bir duruş yapar ve bu duruşla soluğu ya tutar ya da çok yavaş ritme indirir. Bu yavaşlık beyni dinlenme/uyku konumuna sokar ve kuşkusuz hemen ardından uyku gelir.”ne zaman okumaya başlasam uykum geliyor.” yakınması bundandır.

Ritmik ve düzenli bir soluk alma alışkanlığı edinmek için  soluk alma yöntemini bir kez yineleyerek motor öğrenme haline getirin. İlk yararını bedensel devinimlerde örneğin merdiven çıkarken hemen görecek, yorulmayacak ve soluk soluğa kalmayacaksınız. Okurken uykunuz gelmeyecek, daha verimli sonuç alacaksınız. Şöyle bir deneme yapabilirsiniz: Uyumak istemediğiniz halde uykunuz bastırıyorsa pencere önüne gidin kollarınızı yan-yukarı kaldırıp yukarıda açıklanan ritimde başınız dönünceye değin soluk alın kısa süre sonra canlandığınızı göreceksiniz. Düzenli soluk hızlı okumanın fiziksel gerekimlerinden biridir.    


Mehmet  Şahan



Geri
ANASAYFA | ÖLÇME DEĞERLENDİRME | YÖNTEM VE PROGRAM | MAKALELER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM

Copyright © 2008 Hızlı Okuma Merkezi - Tüm hakkı saklıdır. Site içerisinde yer alan yazınsal ve görsel hiçbir içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Hızlı Okuma Merkezi
Tel : 0505 41 0 41 51

e-mail: hizliokumamerkezi@gmail.com | ileti@hizli-okuma.com

Tasarım : Aykut Önen

Toplam Ziyaretçi Sayısı