Makaleler


OKUMA ORTAMI


Yeni gelinden oynaması istenince " Yerim dar. " demiş. Bu ünlü halk deyişi gerçekte önemli bir konuyu anlatmaktadır. Açarsak, gelin şunu demek istemiştir:” Oynamak için uygun bir ortam, geniş bir yer ve bana da oynamamak için bir bahane gerek. Yerin darlığı tam da bahaneme uygun.” Bir başka deyişle her şeyin yapılabilme, gerçekleştirilebilme koşulları vardır. Her türlü iş, eylem, davranış en etkili sonuca uygun zaman ve zeminde ulaşır. Örneğin bir insanın uyku zamanı biyolojik saat ile 22.00 ise, o saatta uyku gelir. Bunun için yere koşut rahat bir yatak ve düşen beden ısısını dengelemek için bir yorgan gerekir. İnsan en rahat, uyku zamanında ve uyku koşullarında uyur. Örneğin yatak uygun değilse uyku bölünür, verimsiz olur. Uygun koşullarda olmayan eylemler ya eksik kalırlar ya da amaçlarına ulaşamazlar. Bir marangoz işliğini düşünelim. Ahşap gerecin işlenmesi için bıçkısından, çivisine, yontucusuna değin birçok araç gerecin olduğu bir düzenek ve geniş bir mekan gerekir. Marangoz bu uygun ortamda üretir. Araç ve gereç eksikliğinde ya da dar bir işlikte verimli çalışamaz. Sonuç olarak denilebilir ki tüm işlerde sonuca ulaşabilmek için uygun koşullar zorunludur. Bu açıdan bakıldıkta yalnızca etkin ve hızlı okuma için değil tüm işler için gerekli koşullar sağlanmalıdır. Özellikle okuma gibi bilişsel bir olayda okurun dikkatini dışarıya ya da kendi bedenindeki bir soruna yöneltmesi okumayı hemen kesintiye uğratır. Hızlı okuma için oturulan koltuğun çok rahat olması gerekmektedir. Beden öne doğru eğik ya da arkaya doğru yatık olmamalıdır. İlki mide sorunu getirir ikincisi uyku. Rahat ve dik oturmalıdır. Işık da başlı başına bir sorundur. Tam karşıdan, doğrudan ve tepeden gelen ışık belli bir süre sonra gözleri rahatsız edecek, uzun sürerse bozacaktır. En iyisi sol arkadan gelen ve doğrudan olmayan ışıktır. Gözler ışık kaynağını görmemelidir.

Bir başka gerekim yavaş okumadan dolayı beynin zaman zaman yaptığı kaymalarda takılıp uğraşmaması, çıkarımlar yapmaması için odanın yalın olmasıdır. Resimler, duvar takıları, aile bireylerinin ve sokağın sesleri engelleyici ya da yavaşlatıcıdırlar. Kuşkusuz “ en iyi “ ortam her zaman olanaklı değildir ama amaç edinilmelidir. Yani okumama bahaneleri en aza indirilmelidir.

Yukarıda oynamak istemeyen gelinin “ yer dar bahanesini yapılacak eylemin uygun koşul gerektirdiğine örnek olarak göstermiştik.  Aynı örneği güdülenme için de verebiliriz.  Yapılacak her türlü davranışın, eylemin gücü bireyin onları yapmak istemesidir.” En kötü karar kararsızlıktan iyidir.” Sözü eylemi yapma isteğinin, kararlılığın anlatımıdır. Hızlı okumada da durum aynıdır. Öğrenme isteği varsa öğrenilir. Eğer başka zorlayıcı etmenler varsa, yapılan iş istemeyerek, zorunluluktan dolayı ise, bir başka deyişle güdülenme yoksa tüm çabalar boşa gidecektir.  Peki, güdülenme için ne yapmalıdır? Bu güdülenecek konuya göre değişir. Amaç ya bir gereksinme olmalıdır ya da ekinsel konumdan dolayı yoksa o konuda gereksindirilmelidir. Güdülenmemiş insan ne yeni bir şey üretir ne de kendini. Gerçekte güdü yaşamın devinim motorudur. Neden sonuç ilişkisi açısından bakılırsa temel nedendir. Nasıl fizikte bir değişimin olması için devindirici güç gerekiyorsa sahip olduğumuz yaşama şansını kullanmamız için güçlü yaşam güdüsü zorunludur. Bundan dolayı yaşıyoruz ve yine bundan dolayı bu çalışmayı yapıyoruz.

Mehmet  Şahan


Geri
ANASAYFA | ÖLÇME DEĞERLENDİRME | YÖNTEM VE PROGRAM | MAKALELER | HAKKIMIZDA | İLETİŞİM

Copyright © 2008 Hızlı Okuma Merkezi - Tüm hakkı saklıdır. Site içerisinde yer alan yazınsal ve görsel hiçbir içerik izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Hızlı Okuma Merkezi
Tel : 0505 41 0 41 51

e-mail: hizliokumamerkezi@gmail.com | ileti@hizli-okuma.com

Tasarım : Aykut Önen

Toplam Ziyaretçi Sayısı